Asık Veysel Kimdir? Nereli, Hayatı Ve Eserleri Nelerdir?

O bir halk ozanı. O bir usta. O bir sanatçı. Kendisi için söylenebilecek çok şey var. Ne kadar yazılırsa yazılsın eksik de kalacaktır. Bu bağlamda yine de ana hatları ile Türk halk edebiyatının en büyük ustalarından nam-ı diğer Aşık Veysel ya da tam adı ile Veysel Şatıroğlu için söylenebilecek neler var derseniz aşağıda kaleme alınmıştır.

Aşık Veysel Nerelidir?

Aşık Veysel herkesin çok iyi bildiği üzere Sivas ilinin Şarkışla ilçesine bağlı Sarıalan köyü doğumludur. Dolayısıyla kendisi Sivaslıdır. Yani İç Anadolu Bölgesindendir. Kendisinin Avşar boyu Şatırlı obasından olduğu bilinmektedir.

Aşık Veysel’in Hayatında Öne Çıkan Detaylar

Aşık Veysel hayatına bakmadan önce onun çok önemli bir felsefi yönünün de olduğunu baştan söylemek gerekir. Kendine ait bir duruşu olan ve bu yönüyle de ön açıcı özelliği olan bir ustadır.

Yaşadıkları karşısında sabreden, umudunu kaybetmeden, sevgiyi, hoşgörüyü öğütleyen bir bilgedir aynı zamanda. O yüzden kendisinin hayatına bakarken bu gerçeği de es geçmemek ve resme bir bütün olarak bakmak gerekir.

Osmanlı İmparatorluğunun son dönemleri olan 1894 senesinde 25 Ekimde başlayan yaşamı 1973 senesinin 21 Mart tarihinde son bulmuştur. 79 senelik yaşamına çok şey sığdırmıştır. Bugün Osmanlı İmparatorluğunun aşık geleneğinin son ozanı olarak da adlandırmak mümkündür.

Kendisinin iki kız kardeşi vardır. Lakin o dönemlerde sıkça rastlanan çiçek hastalığına bağlı olarak iki kız kardeşi de çok küçük yaşlarda yaşamlarını yitirmiş, kendisi ailede tek çocuk olarak kalmıştır. Babası Ahmet isimli bir çiftçi olmakla beraber kendisine Karaca lakabı verilmiş bir kişidir. Annesi ise ev hanımı olup ismi Gülizar’dır.

Kız kardeşlerini böylesine erken yaşta kaybeden Veysel de aynı hastalıktan yani çiçek hastalığından nasibini almış ve 7 yaşında iki gözünü de kaybetmiştir. Bunun üzerine babası oğlunun meşgul olması ve üzüntü duymaması için ona 10 yaşında bağlama aldı. Babasının aldığı bağlamayı kendi kendine öğrendi. Dadaloğlu, Karacaoğlan gibi halk ozanlarından son derece etkilendi.Türküler çalmaya başladı. 1930 senesine gelindiğinde ise Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Kutsi Bey ile Ahmet Kutsi Tecer’in düzenlediği özel bir gecede tanışmış oldu ve bu kendisinin önünü açmış oldu. Kendisini teşvik eden bu iki usta olmuştur.

Yaşanan mevcut tüm bu gelişmelerden sonra kendisi saz hocası olarak ülkemizi karış karış dolaşmış Köy Enstitülerinde dersler vermiştir. Bu dönem artık kendisinin tanınmaya başlamış olduğu bir dönemdir.1965 senesine gelindiğinde devlet kendisi için özel bir yasa çıkararak maaş bağlar. Artık kendisi işini yaparak para da kazanabilmektedir.

Özel yaşamına gelindiğinde ise buruk bir öykü karşımıza çıkar. Zira kendisi ilk eşi Esma Hanım tarafından terk edilmiş durumdadır. Ama Aşık Veysel bunu bile çok büyük bir hoşgörü ile kabul edip, üzüntüsünü asla belli etmez. İlk evliliğinden iki çocuğu olan Veysel Şatıroğlu’nun oğlu sadece 10 günlük iken ölür. Bu evliliğinden olan kızı ise yine erken yaşlarda yaşama veda eder. İlk eşi gittiğinde kızı sadece altı aylıktır. 1920 yılında hem annesini, hem babasını kaybetmiştir.

1928 senesine gelindiğinde Gülizar isimli kadınla ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten 7 çocuğu oldu ki bunlardan yine bir tanesi çok küçük yaşlarda yaşama veda etti. 1973 yılında kendisi akciğer kanserinden vefat eder.

Ölümünden Sonra

Bugün ise kendisi adına her yıl doğduğu ve yaşadığı yer olan Şarkışla’da düzenlenen şenlikler vardır. Ayrıca anısına saygı amaçlı olarak ölümünün 41. Yılında eserlerinden yola çıkarak tek perdeli Ankara Devlet Operası tarafından 2014 senesinde Dostlar Beni Hatırlasın isimli dans tiyatrosu yapılmıştır. Kendisinin evi bugün müze olmuş durumdadır.

Aşık Veysel Sanatına Genel Bakış

Zorlu bir yaşam mücadelesi ama dimdik ayakta kalmaya çalışan onurlu bir halk ozanı Aşık Veysel. Bugün ünlü pop sanatçısı Tarkan’a kadar dünden bugüne pek çok farklı müzik türlerinden müzisyenler onun eserlerini yorumlamış durumdadır.

Kendisinin eserlerini düzenleyerek söyleyen müzisyenlerden bazıları şunlardır: Gülden Karaböcek, Esin Afşar, Hümeyra, Selda Bağcan, Fikret Kızılok. Bu sanatçıların müzikte türleri farklı olsa da onları birleştiren en önemli nokta Aşık Veysel’dir.

Kendisi her ne kadar Osmanlı Hükümdarlığının son döneminde ortaya çıkan bir halk ozanı olsa da Türk dilini oldukça yalın bir biçimde kullanır. Lakin dili kullanması oldukça etkilidir. Sözcükler ve cümleler ile anlatmak istediğini vurucu ve net bir biçimde anlatır. Tüm şiirleri onun kendi yaşadıkları ile birebir ilintilidir ki şiirleri sevinç, hüzün, umut, umutsuzluk gibi tüm duyguları içinde barındırır. Hüznünüzü eserleri ile bastıran bir ustadır kendisi.

Siyaset konusundan uzak kalmamış dönem dönem ince göndermeler yaptığı siyasi şiirler de yazmıştır. Bunun yanında din, doğa, toplumsal olaylar da şiirlerine yansımış durumdadır ki bu da kendisinin ne kadar halkın içinde olduğunun net bir göstergesidir. Kendisi aynı zamanda tam bir Atatürk hayranıdır.

Aşık Veysel’in Şiir Kitapları

Aşık Veysel ustanın şiirlerinin toplandığı kitaplar tarihsel sıralama ile şu şekildedir.

  • Deyişler (1944)
  • Sazımdan Sesler (1950)
  • Dostlar Beni Hatırlasın (1970)
  • Ölümünden sonra Bütün Şiirleri (1984)- Bu çalışma ölümünden sonra derlenen ve tüm şiirlerinin yer aldığı bir çalışmadır.

Aşık Veysel’in Tüm Seslendirdiği Eserler ve Eserlerin Süreleri

Tarihsel sıralama olmaksızın bağlama ile çaldığı söylediği eserler ve toplam süreleri aşağıda belirtilmiştir.

  • Anlatamam Derdimi (5.24)
  • Arasam Seni Gül İlen (4.18)
  • Atatürk’e Ağıt (5.26)
  • Beni Hor Görme (2.46)
  • Küçük Dünyam (5.17)
  • Murat (5.13)
  • Ne Ötersin Dertli Dertli (3.05)
  • Necip (3.16)
  • Sazım (6.02)
  • Seherin Vaktinde (5.01)
  • Sekizinci Ayın Yirmi İkisi (4.43)
  • Sen Bir Ceylan Olsan (3.34)
  • Sen Varsın (4.01)
  • Şu Geniş Dünya’ya (7.27)
  • Uzun İnce Bir Yoldayım (2.23)
  • Yaz Gelsin (3.02)
  • Yıldız (Sivas Ellerinde) (3.16)
  • Beş Günlük Dünya (3.58)
  • Bir Kökte Uzamış (4.55)
  • Birlik Destanı (1.42)
  • Çiçekler (3.05)
  • Cümle Âlem Senindir (6.44)
  • Derdimi Dökersem Derin Dereye (4.51)
  • Dost Çevirmiş Yüzünü Benden (3.12)
  • Dost Yolunda (4.43)
  • Dostlar Beni Hatırlasın (6.02)
  • Dün Gece Yar Eşiğinde (4.28)
  • Dünya’ya Gelmemde Maksat (2.43)
  • Esti Bahar Yeli (2.41)
  • Gel Ey Âşık (5.35)
  • Gonca Gülün Kokusuna (5.24)
  • Gönül Sana Nasihatim (6.40)
  • Gözyaşı Armağan (3.32)
  • Güzelliğin On Para Etmez (4.31)
  • Kahpe Felek (2.58)
  • Kara Toprak (9.25)
  • Kızılırmak Seni Seni (4.58)

Ölmeden Önce Son Sözleri

Kendisi şartlar ne olursa olsun barıştan ve kardeşlikten yana olan bir kişidir. Bu ölürken bile sözlerine yansımış durumdadır.

Kendisinin son sözleri şunlardır: “ Konu komşu ile iyi geçinin. Dirliğiniz düzeniniz bozulmasın. Barış ve kardeşlik içinde birlikte yaşayın”. Ama elbette kendisinin en meşhur dizeleri şunlardır: “ Dost dost diye nicesine sarıldım. Benim sadık yarim kara topraktır”. Anısına saygıyla.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!