Asit ve Bazların Özellikleri Nelerdir?

Günlük hayatta kullandığımız sabun, deterjan, çamaşır suyu, gazoz, kireç, sirke, sebze, meyve ve ilaç gibi birçok madde yapılarında asit ya da baz özelliği taşıyan maddeler içermektedir.

Asit ve bazlar tepkimeye girerek birbirini nötrleştirir ve tuz oluşturur. Tuzlar besin maddesi olmanın yanı sıra tarımdan tıbba kadar birçok alanda kullanılmaktadır.

Canlı organizmaların hayatsal faaliyetlerinde asit, baz ve tuzların önemi büyüktür. Vücudumuz kanımızdaki asitliği otomatik olarak kontrol etmektedir. Bu kontrol mekanizmasının bozulması birtakım hastalıklara neden olur. Örneğin; anemi  (kansızlık) vücuttaki folik asit  eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Şimdi sizlere çevremizdeki asit ve bazları tanıyarak bunların gündelik hayatımızda ne kadar önemli olduklarını; sağlık, endüstri, çevre açısından fayda ve zararlarını değerlendireceğiz.

Asit ve Bazları Tanıyalım

Tüm kimyasallar ya asidik ya bazik ya da nötrdür. Sabun, diş macunu, deterjanlar, aspirin, limon suyu ve sirke. Peki bunlar asit mi yoksa baz mı içerir?

Aspirinin yapısında salisilik asit (C6H4(OH)CO2H), elmada malik asit (C4H605), portakal ve limon gibi turunçgillerde sitrik asit (C6F1807), kolada karbonik asit (1-12CO3), sirkede asetik asit (CH3COOH) bulunur.

Aspirini çiğnediğimizde ağzımızda nasıl bir tat bırakır? Tükettiğimiz gıda maddelerinden limon, portakal ve domatesin tadı nasıldır? Bu soruların cevabı şüphesiz “ekşi” olacaktır. Peki, bu maddelere ekşi tadını veren ne olabilir? Tatları ekşi olan bu maddelerin ortak özelliği yapılarının asit içermesidir.

Asitlerin büyük bir çoğunluğunun tadı ekşidir. Asit, Latince acidus kelimesinden türetilmiştir. Acidus ekşi anlamına gelmektedir.

Bir karınca tarafından ısırıldıysanız yanma hissini de fark etmişsinizdir. Bunun sebebi karıncanın ısırması sırasında salgıladığı formik asit (HCOOH)tir. Formik asit karınca asidi olarak da bilinir. Isırgan otuna dokunulduğu zaman hissedilen yanma yine formik asitten kaynaklanır.

Sınavlara çalışırken hiç midenizde yanma hissi, ağzınızda ekşi bir tat oluştu mu? Çünkü stres sırasında midede fazla salgılanan hidroklorik asit ağza geldiğinde ekşi bir tat bırakır.

Salatalara tat vermek için kullanılan limon suyu ve sirke de asidik özellik gösteren maddelerdendir.

Mermer tezgâh üzerinde limon kesilmemelidir. Çünkü limon suyu mermerin aşınmasına neden olur. Limon suyu ve sirkenin metal kaplara koyulmamasının nedeni yine asitlerin aşındırıcı etkisidir. Limon suyu ve sirke metal kabı aşındırır ve karartır.

Bazlar da asitler kadar günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız maddelerdendir. Örneğin, yemeklerden sonra dişlerimizi fırçalarken kullandığı diş macunu, ellerimizi yıkarken kullandığımız sabun bazik özellik gösterir. Diş macununun tadının acı olduğunu, yine tadı acı olan sabunun elimize kayganlık hissi verdiğini biliyoruz. Ciltte kayganlık hissi uyandırmak bazların ortak özelliklerindendir.

Birçok temizlik maddesi bazik özellik gösterir. Saçımızı yıkarken kullandığımız şampuan, ev temizliğinde kullandığımız lavabo açıcı ve amonyak buna örnek olarak verilebilir. Bunun yanında severek tükettiğimiz bitter çikolata da bazik özellik taşır.

Limon suyu, sirke, elma, portakal mandalina, erik, turşu suyu, maden suyu, kahve gibi maddelerin tatları ekşi olduğundan asit gurubundadır.

Sabun, deterjan, şampuan, kireç lavabo açıcı, amonyaklı su, yumurta vb. maddeler ele kayganlık hissi verdiği için baz gurubundadır.

Asitlerin Genel Özellikleri

  • Turnusol kâğıdını maviden kırmızıya çevirirler,
  • Ekşi tat verirler,
  • pH değeri 7’nin altındadır,
  • Yapısında karbon atomu bulunduranlara organik asit, bulundurmayanlara inorganik asit denir.

Meyvelerin çoğunda bulunan ve yediğimizde ekşi tat veren bileşikler, DNA ve RNA’nın yapısını, protein ve yağların yapısını oluşturan bileşikler organik asit özelliktedir.

Mide sıvısında bulunan HCI (Hidroklorik asit) ise inorganik asittir ve kuvvetli asittir.

Bazların Genel Özellikleri

  • Turnusol kâğıdını kırmızıdan maviye çevirirler,
  • Acı tat verirler,
  • pH değeri 7’nin üstündedir,
  • Yapısında karbon ve azot atomu bulununduranlara organik baz, bulundurmayanlara inorganik baz denir.

Canlılarda, asitler ve bazlar genellikle denge halindedir. pH değerinin değişmesi enzimlerin çalışmasını engellediğinden ölümle sonuçlanabilir. Örneğin; Kanımızın pH’si 7,4’tür. Bu değer, 7,1  veya 7,7 olursa tepkimeler gerçekleşmediğinden ölüm meydana gelir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!