Hindistan Cevizi Nedir? Faydaları Nelerdir?

Hindistancevizi Ağacı: Yaşlanıp düşen yaprakların sap kalıntılarıyla kaplı, ince, silindirik, dik ya da bazen eğik ve dalsız gövdesiyle 20-30 metre boylanabilen, ama genelde daha kısa boylarda kalan; 60-90 cm uzunluğunda çok sayıda dar ve uzun yaprakçıktan oluşan 4-6 m uzunluktaki tüysü, az çok kıvrık, sert ve parlak yeşil yapraklarını kışın dökmeyen; önce erkekleri, sonra dişileri olmak üzere sarımsı çiçekler açan; tek ya da kümeler halinde, bazıları insan kafası iriliğinde ve 1-2 kg çeken, 30-45 cm boy ve 15-30 cm çapta, küremsi ya da yumurtamsı, sarımsı meyveler veren, 70-100 yıl ömürlü bir ağaçtır. Meyveyi saran derimsi örtünün altında, lifli bir kabuk, bunun da içinde beyaz etli kalınca kütle ve nihayet sütümsü bir sıvı bulunur. Ağacından alındıktan yaklaşık bir yıl sonra tüketilirler.

Coğrafya ve Tarihçesi:

Hindistancevizinin gen merkezi, kesin olmamakla birlikte, Güney Asya, Hindistan ve Malezya olmalıdır. Meyveler, hacmine göre hafif olduğu için denizde uzak diyarlara kadar sürüklenebilir ve filizlenme yeteneğini korur. Bu sebeple dünyanın bütün tropikal kumsallarına kolayca yayılmıştır. Asya, Amerika, Afrika ve Okyanusya’nın tropikal iklime sahip kumluk alanlarında görülür.

Günümüzde Hindistan, Sri Lanka, Çin-hindi (Vietnam, Laos, Kamboçya) ve Filipinler gibi Asya ülkelerinde; Brezilya, Meksika (özellikle Yucatan yarımadası), Jamaika gibi Orta ve Güney Amerika ülkeleriyle buradaki Karayip adalarında; Mozambik, Tanzanya ve Gana gibi Afrika ülkelerinde üretimi yapılır. 2004 yılı dünya hindistancevizi üretimi yaklaşık 54 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi:

Mutfakta ve halk hekimliğinde, bitkinin tam olgunlaşmış meyveleri rendelenmiş halde; mutfakta meyvenin yanı sıra, nadiren, salata yapılarak çiçek tomurcukları, halk hekimliğinde meyvenin etli kısımlarından birinci soğuk sıkmayla elde edilen yağı kullanılır.

Meyvenin bileşiminde uçucu yağ, şekerler, selüloz, A, C (askorbik asit), B1 (tiamin), B2 (riboflavin), B3 (PP, niasin) vitaminleri, demir, potasyum, magnezyum, fosfor, bakır ve çinko gibi mineraller; örnek olarak Vanuatu adalarından derlenen biyolojik sertifikalı bitkilerin meyvelerinden elde edilen yağda tekli doymamış yağ asidi olarak oleik asit (%4,65), laurik (50,63), miristik (18,10), palmitik (8,26), kaprilik (7,05), stearik (3,07) gibi doymuş yağ asitleri, fitosterol ve triterpenler, E vitamini ile tokotrienoller bulunur. Laurik asit açısından anne sütü kadar zengindir.

Hindistan cevizinin faydaları nelerdir?

Hindistancevizi tümör yok edici, zehir giderici, mikrop ve bakteri öldürücü, bağırsak yumuşatıcı, cinsel gücü artırıcı (afrodizyak), kanama durdurucu, kan temizleyici, irin akıtıcı, idrar artırıcı, kabızlık giderici, sindirim kolaylaştırıcı, kurt ve solucan düşürücü, bit öldürücü olarak bilinir.

Astıma, bronşite, üşütmeye, gribe, öksürüğe, yüksek ateşe, halsizliğe, aşırı zayıflamaya, vereme, vücudun su toplamasına, sarılığa, bulantıya, gut hastalığına, mide rahatsızlıklarına, tümörlere, tifüse, ishale, dizanteriye, bel soğukluğuna, frengiye, diğer zührevi rahatsızlıklara, adet görememeye, uzun adet kanamasına, ağrılı adet görmeye, kan kusmaya, kan tükürmeye, kulak ağrısına, diş ağrısına, dişeti iltihabına, yılancığa, saç dökülmesine, yara, bere ve yarıklara, çıbanlara, ağız kokusuna karşı ve hamilelikte vitamin takviyesi için kullanılır.

1978’de yapılan bir araştırmada, hindistancevizinin Türkiye’deki 2 ilacın oluşumunda yer aldığı saptanmıştı. Hindistancevizi kuru ciltler, çatlak dudaklar, donuk saçlar için de yararlıdır. Ama bu konuların uzmanı asıl, yağıdır.

İstanbul’da halk hekimliği uygulamalarında karın ağrısı için hindistancevizi yağından leblebi hacmi kadarı aç karna yutulur.

Hindistancevizi Yağı: Yağlımsı sıvı ya da düşük sıcaklıklarda katı yağ gibi beyaz görünüşlü, leziz, tipik hindistancevizi kokuludur. Hindistancevizi yağı cildi ve saçı kılar, cilde ipeksi bir dokunuş kazandırır, tellerini güçlendirir, kuru ve alerjik ciltleri rahatlatır, cilde ve saça hoş bir koku ekler, yağ tabakası oluşturmaz. İyi ve hoş kokulu bir vücut yağıdır. Plastik, deterjan, sabun, şampuan, duş jeli kozmetik ürünlerin yapımında yer alır. Şampuanlarından önce saçlar bu yağların, eklenir. Vücut ve saç bakımında tek başına ya da bazı uçucu yağlarla, kendisi gibi bitkisel yağlarla karıştırılarak da kullanılır. Kuru ve harap ciltlere, çatlak ve yarıklara uygulanır. Cildi ovuşturmak için çeşitli uçucu yağı saç bakımı için jojoba ve çayı duyarlı ve harap ciltler için karite cevizi ve kakao bitkisel yağlarıyla karıştırıldığında etkisi artar.

Mutfaktaki Değeri: Hindistancevizi meyveleri dünyanın hemen her yerinde değerli bir besindir. Tam olgunlaşmamış meyvenin suyu içilir, olgun meyvelerin iç kısmındaki beyazımsı etli kısım yenir.
Bu beyazımsı etli kısım rendelenerek pasta, bisküvi, şekerleme, kek, kurabiye yapımında kullanılır; yine rendelenip sıkılarak hindistancevizi sütü elde edilir.
Palmiye şarabı yapılır. Hindistancevizinin kurutulan beyaz etli kısmı uluslararası ticarette “kopra” adıyla işlem görür.
Buradan elde edilen yağ, kızartma (soteli) yemeklerinde ya da genel yemeklik yağ olarak mutfakta kullanıldığı gibi margarin yapımında da kullanılır.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!