İsveç İksiri Nedir? Nasıl Kullanılır? İsveç İksiri Tarifi Ve Faydaları

İsveç iksiri nedir?

İsveç iksirinin reçetesi, ölümünden sonra ünlü İsveçli doktor Samst’ın notları arasında bulunmuştur. Doktor Samst 104 yaşındayken attan düşüp kaza sonucu ölmüştür. İsveç iksiri özellikle Avrupa ülkelerinde yaygın olarak kullanılır ve yaşam iksiri olarak da bilinir. Formülü ve yapılması ünlü bitki uzmanı Maria Treben’in de onayını almış olan bu reçete, daha etkili bir iksir elde etmek amacıyla Almanya’da da geliştirilmiştir.

Aşağıda listesi verilmiş olan droglar 2-3 litrelik geniş ağızlı bir cam şişeye konur, üstüne 1,5 litre konyak veya aynı miktarda 35-40 etil alkol eklenir. Şişe 14 gün boyunca her gün çalkalanarak güneşte bekletilir. Süre sonunda, kullanılacak miktar temiz bir tülbentten veya ince delikli bir süzgeçten geçirilerek süzülür ve koyu renkli şişelerde serin bir ortamda saklanır. Büyük şişedeki posalı iksir ise bekleyebilir. Bekleme süresi arttıkça etkinliği de artar.

İsveç iksiri tarifi içindekiler: sarısabır (Aloe ferox) 10 gr, ravent kökü (Rheum palmatum) 9 gr, mirra (Commiphora molmol) 7 gr, cedvar (Curcuma zedo-ariae) 5,5 gr, centiyane (Gentiyana lutea) 3,5 gr, domuzdikern (Carlina acaulis) 2 gr, melekotu (Angelica archangelica) 6,5 gr, doğal kâfur (Cinnamomum camphora) 1 gr, sinameki (Cassia angustifolia) 1 gr, eğir kökü (Acoruscalamus) 1 gr, besbase (Myristicae ftagrans) 1 gr, safran (Crocuis sativus) 0,1 gr, tarçın(Cinnamomum zeylanicum) 1 gr, kakule (Elettaria cardamomum) 0,5 gr.

Sağlık açısından yararları: mide krampları ve kolit ağrılarında, fazla alkol ve ağır yemeklerden sonra, gaz söktürücü olarak, safrakesesi ağrılarında, iştahsızlıkta, romatizma ağrılarına karşı, sinirsel uykusuzluklarda, organizmanın güçlendirilmesinde, gırtlak, ağız içi, dişeti iltihaplarında ve tahrişlerinde ayrıca dişeti çekilmelerinde kullanılmaktadır.

İçten kullanımda: günde 1-4 kere, 1-2 çay kaşığı dolusu şurup, bitki çaylarına veya ılık suya karıştırılarak alınabilir. Akut durumlarda, 1-2 yemek kaşığı şurup, sek olarak veya yarı yarıya suyla karıştırılarak içilir. Alerjik bünyeli kişilerde, gebelik sürecinde ve 12 yaşın altındaki çocuklarda içten kullanılması doğru olmayabilir. Alerjik bünyeli kişiler şurupla birlikte süt içmemelidir.

Tüm yaralanmalarda, eziklerde, çarpma nedeniyle oluşan şişliklerde, hafif yanıklarda, bilek burkulmalarında, kas ağrılarında İsveç şurubuyla ıslatılmış bir pamukla uzun süreli kompres yapmak faydalı olur. Kulak ağrısı, dışkulak yolunda sivilcelenme, kabuklanma ve kulak uğultusuna karşı İsveç şurubuyla nemlendirilmiş küçük bir pamuk dış-kulak yoluna yerleştirilir. Kulak yolunu, alkolün kurumasını önlemek için, önceden biraz zeytinyağıyla nemlendirmek doğru olur. Burun için-deki kabuklanmalar, dudak uçukları, iltihaplı sivilceler ve çıbanlar sık sık İsveç şurubuyla nemlendirilerek geriletilebilir.

Arı, sivrisinek ve böcek ısırmalarmda, ısırılan bölgeye İsveç şurubu kompresi yapıldığında, şişme, kaşıntı ve kızarma olmaz. Sivrisinek ve karasinek ısırmalarını önlemek için, ısırılabilecek bölgelere önceden İsveç şurubu sürmek yeterlidir. Kokuyu alan sinekler yaklaşamazlar. Çatlayan ellere ve dudaklara sürülebilir. Akıntılı nezlelerde, avuç içindeki suya biraz İsveç şurubu eklenir ve su buruna çekilirse, burun akıntısı azalır.

Nasırların üstüne İsveç şurubuyla ıslatılmış bir pamuk parçası konur ve nasır yarabandıyla hava almayacak biçimde kapıtılır. En geç 24 saat içinde nasır köküyle sökülür. Kompresin sürekli olarak nemli kalması gerekir. Her türlü yaralar, şurupla sık sık pansuman edildiğinde kısa sürede kapanır.

Dıştan kullanımda: yaralı veya ağrılı bölgeye sürülür ya da kompres yapılır. Şurubun bazı duyarlı derileri tahriş edebileceği veya kurutabileceği göz önüne alınarak o bölge önceden yağlı bir kremle veya zeytinyağıyla nemlendirilir. Şurupla ıslatılan pamuk parçasıyla ağrılı bölgeye kompres yapılır.

Giysilere leke yapmaması ve soğumaması için bir plastik parçasıyla örtülür ve sargı beziyle tespit edilir. Kompresin belirli bir süresi yoktur, kurudukça tazelenebilir. Sürekli uygulanan kompreslerde hep aynı pamuğu kullanmakta hem kompresin gücü artar, hem de şurup tüketimi azalır.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!