Pelin Otu Nedir? Nerede Yetişir? Faydaları Ve Zararları Nelerdir?

Pelinotu, Papatyagiller (Asteraceae) familyasındandır. Boyu 50-150 cm boylarında, dipte odunsu, yukarıda otsu, bütünü beyazımsı tüyler ve sık yapraklarla kaplı, kırmızımsı yeşil gövdeli ayrılan yapıda; dipte karşılıklı ve uzun bir sapın ucunda 25 cm uzunluğa kadar varan, derin ve çok parçalı, adeta parmaksı parçalardan oluşma, üstte almaşık ve kısa saplı, daha az parçalı ve küçük olmak üzere, iki yüzü de sık, beyaz tüylü, grimsi yeşil ya da gümüşi, güçlü kokulu yaprakları olan; haziran-eylül aylarında dal uçlarında, eğik, piramidal salkımlar halinde, 3 mm çapında açık sarı çiçekler açan; 1,5 cm boyunda, uzunca-ters yumurta biçimli, tek tohumlu, fındıksı (aken), gri-kahverengi meyveler veren, sert köksaplı, çok yıllık, otsu bir bitkidir.

Üretimi tohum ekilerek, kökten ayırmayla ya da çelikle yapılır. Her tür fakir ve kurak toprakta yetişmekle birlikte, killi ya da hafif alkalinli, süzek toprakları sever.

Pelin, kesinlikle adaçayı, rezene, anason, frenkkimyonu gibi tıbbi ya da mutfakta kullanılan bitkilerin yakınına ekilmez; yağmur suları bundaki acıyı ve zehri diğer bitkilere taşıyabilir! Kışın soğuk geçtiği yerlerde bitki korumaya alınır.

Coğrafya ve Tarihçesi:

Gen merkezi Avrupa ve Asya’dır; Akdeniz havzası, Anadolu ve Çin. Günümüz-de Avrupa’da, Kuzey Afrika’da, Anadolu’da, Asya’da ‘liman iklime sahip pek çok yerde görülür. Dünyada, çoğunluğu kuzey yarıkürede, 250; Türkiye florasındaysa 22 Artemisia türüyle birlikte temsil bulur. Adana, Ağrı, Ankara, Antalya, Bayburt, Bolu, Bursa, Gümüşhane, Hakkari, İçel, İstanbul, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Muş, Sivas, Tunceli illerimizde 0-2600 metrelerdeki tarlalar, yamaçlar, akarsu kenarları ve steplerde görülür.

Pelin Antik Mısır’da halk hekimliğinde kullanılmış bir bitkidir. İÖ 1600 yıllarından kalan bir papirüste; güçlendirici, uyarıcı, yüksek ateşi düşürücü, mikrop öldürücü, idrar ve adet söktürücü etkileriyle ve “sam” adıyla anlatılır.
İbn-i Sina (980-1037) bitkiyi iştah açıcı olarak önerir.

Galyalılar pelini romatizma ve adet söktürücü olarak kullanır.

Dioscorides (40-90) ve Yaşlı Plinius (23- 79) onu zehirlenmeye, göz, kulak rahatsızlıklarına karşı ve idrar söktürücü olarak önerir.

Kitab-ı Mukaddes’te “apsent gibi acı” nitelemesiyle anılır.

Avrupa’da delikanlılar sevdikleri genç kıza, aşkım kabul etmesi için mayısta bir sap pelin sunarken; Güney Avrupa’da geceleri güzel rüyalar görmek için döşekler pelin yapraklarıyla doldurulurdu.

Kullanılan Kısmı ve Bileşimi:

Mutfakta ve halk hekimliğinde bitkinin yapraklarıyla çiçekli sürgünleri kullanılır.

Çiçeklenme başlangıcında, yerden 10 cm yukardan biçilen bitkiler, havadar ve kuru bir yerde demetler halinde asılarak kurutulur.

Pelinin bileşiminde artabsin-absintin gibi acı maddeler, uçucu yağ (%0,5-1,3), reçineler, tanen bulunur. Damıtmayla elde edilen mavi-yeşil ya da turuncu renkli uçucu yağın içinde de öncelikle tuyon (%30-45) ve tuyol (%15- 25), pinen, kadinen, felandren vardır. Absintin iştah açıcı; tuyon ile tuyol, zehirli maddelerdir.

Pelin Otunun Faydaları:

Avrupa, Alman, Avusturya, İsviçre farmakopeleriyle, İngiliz bitki farmakopesinde (kodeks) kayıtlı olan pelinin mikrop öldürücü, sıtma iyileştirici, safra artırıcı, sindirim kolaylaştırıcı, karaciğer koruyucu, sakinleştirici, ateş düşürücü, ağrıya hassasiyeti azaltıcı özellikleri yapay ve canlı ortam deneyleriyle gösterilmiştir.

Pelin bitkilerle tedavi ve halk hekimliği dünyasında sindirim sistemini düzenleyici, iştah açıcı, güçlendirici, karaciğer ve safra kesesini destekleyici, bağırsak parazitlerini düşürücü, iltihap kurutucu, mikrop öldürücü, ateş düşürücü, terletici, grip, nezle iyileştirici, gaz giderici, spazm çözücü, şişkinlik giderici, balgam ve safra söktürücü, tümör yok edici, verem iyileştirici, uyutucu özellikleriyle bilinir.

Son derece acı olan pelin yaprağı ağızda çiğnenirse mide uyarılır ve acıkma hissi duyulur. Anorexia nervosa (aşırı kilo kaybına yol açan iştah kaybı) rahatsızlığı için bu yöntem iyi sonuç verir. Sağlığa yararlı etkileri elde etmek için 5-30 gr kurutulmuş bitkinin üzerine 1 litre (5 bardak) kaynar su dökülür, 10-15 dakika demlendirildikten sonra, balla tatlandırılarak günde 2-3 kez birer bardak içilir. Ya da gün-de 1-2 gr toz, tatlı maddelerle birlikte alınır. Kullanım süresi 3-4 haftayı aşmamalıdır.

Dikkat:

Doz kesinlikle aşılmamalıdır! Yoksa sinir sistemini tahrip edici ve zehirleyici etkiler ortaya çıkabilir! Düşüğe yol açacağı için hamilelikte kullanılmamalı, acı lezzet süre geçeceği için emzikli kadınlar, 7 yaşından küçük çocuklar bu bitkiden uzak durmalıdır! Onikiparmak bağırsağı (düodenum) ülseri ve gastriti olan hastalara da önerilmez. Ayrıca pelini metal bir kaba koymamak gerekir; minerallerle çinkonun ve kurşunun etkileşimi zehirlenmeye yol açabilir!

Bir zamanlar kurt düşürücü ve adet söktürücü olarak kullanılırken, yüksek doz gerektiği için, bu uygulamadan vazgeçilmiş, hatta yasaklanmıştır!

Pelinin bedene sürülmesi haşereleri uzaklaştım. Bu amaçla, özellikle güve için, çamaşır dolaplarına, giysilerin aralarına konur.

Yara bere ve eziklere, böcek sokmalarına uygulanır, bunlar kaynatma ya da demleme suyuyla yıkanır. Burkulmalara ve kas zedelenmelerine de sıcak lapa olarak sarılır.

Homeopati tedavi yönteminde bitkinin yapraklarıyla geliştirilen ecza, karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıklarında kullanılır.

Avrupa eczanelerinde pelinli preparatlar bulunmaktadır.

Ülkemizdeki Uygulamalar:

Ege Bölgesi’nde adet söktürücü olarak kaynatılıp içilir, bağırsak parazitlerine karşı taze pelinotu suyla yutulur ya da defne yaprağıyla birlikte kaynatılıp sabahları aç karna içilir.

Bitlis, Isparta ve Konya illerimizde toprak üstü kısımlar soğuk algınlığı, karın ağrısı, bulantı, istenmeyen gebelik durumlarında kullanılır.

İstanbul’da böbrek taş ve kumları için pelinin yaprakları kaynatılarak içilir. Kalp için pelin yaprakları üzerine toz şeker ekilip limon sıkılır, 20 gün bekletildikten sonra suyu çıkarılıp içilir. Mide ağrısı için oğulotu yaprağıyla pelin yaprağı birlikte kaynatılıp içilir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!