Su Ayıları (Tardigrad) Nedir? Özellikleri Nelerdir?

Tardigradları 1773’te bir Alman papazı buldu ve «su ayıları» diye adlandırdı. Bu hayvanlar, çok yaygın olmalarına karşın, çok küçük olduklarından, o tarihe kadar gözlemlenememişlerdi. Tardigradlar (Tardigrada) çok yavaş hareket ederler. Tanımı yapılabilen türlerin çoğunun uzunluğu bir milimetreyi bulmaz: Bu nedenle yalnızca mikroskop yardımıyla görülebilirler.

Beden yapısı: Tardigradların bedenlerinin bölütlü olduğu, bölütlü olmayan altı ya da sekiz ayaklarının bulunduğu. ayakların da tırnaklarla son bulduğu sanılır. Kutikula bazen dikenli çıkıntılarla ya da kabuklar ve kabartılarla örtülüdür. kutikulanın kimyasal bileşimi, eklembacaklıların kutikulalarmınkine benzer. Gerçek eklembacaklılar gibi, tardigradlar da zaman zaman kutikula değiştirirler. Her kutikula değiştirmeden sonra, sindirim borusunun ön bölümü yitirildiği için, tardigradlar birkaç gün süreyle beslenemezler.

Sindirim borusu başlıca üç bölüme ayrılır ve emici bir pompa gibi çalışan bir kas şişkinliği içerir.

Sinir sistemi, halkalı-kurtlar ile eklem-bacaklıların sinir sistemleri arasında yer alan nitelikler kapsar: yemek borusunun üstünde ve altında düğümler bulunur. Tardigradların duyu organları azdır; boya-maddeli, kase biçiminde küçük bir bölgeden oluşan tek bir halkaları ve duyu organı görevi yaptığı sanılan birkaç yapıları (dokunma kabarcıkları) vardır.

Tardigradların dişileri ve erkekleri farklı, erkeklerin sayısı dişilerden çok azdır. Bazı türler döllenmesiz üremeyle çoğalırlar; yani yumurtalar erkek tarafından döllenmeden gelişirler. Döllenme beden içinde gerçekleşir ve yumurtalar, çiftleşmeden çok sonra dışarı bırakılırlar. Bazı türler yumurtaları rastgele bırakılırlar; bazılarıysa kutikula içinde saklar ve kutikulanın değişmesi sırasında dışarı bırakılırlar. Bırakılmalarından birkaç gün (genellikle 5 gün) sonra yumurtalar açılır; bazı türlerde yumurtadan yeni çıkan bireyler erişkinlere benzerler; buna karşılık bazı türlerde, erişkinlerden çok farklı olurlar.

Dağılımları ve davranışları: Bu çok küçük hayvanlar, kuraklığa çok dayanıklı oldukları için. çok değişik yaşama çevrelerinde ve çok yaygın biçimde yaşarlar Yaşadıkları çevre kuruyunca, büzülürler ve bir anlamda adeta «mumyaya» dönerler. Bu evrede, çok yüksek sıcaklıklarda bile birçok yıl yaşayabilirler. Anabiyoz tardigradlar (yani bir süre mumya gibi yaşadıktan sonra yeniden canlanmış, yeniden yaşama dönmüş tardigradlar), kaynar su ya da sıvı helyum içinde, bile ölmezler; ayrıca oksijensiz havada bile yaşamlarını sürdürebıilirler. Rüzgârla sürüklendikleri dağların doruklarında ve çöllerde gelişirler. Tardigrad türlerinin denizde yaşayanı küçük bir bölümü, kuraklığa dayanamaz.

Tardigrad türlerinin büyük bölümü, geçici küçük tatlı su birikintilerinin yakınında, yosunları ve yaprakları örten ince bir su tabakası içinde, bazı türlerse yer altında yaşarlar. En yaygın oldukları yaşama çevrelerinden biri, evlerdeki oluklarda çıkan yosunların arasıdır. Birkaç saat süreyle nemlenen küçük bir kuru yosun mantarı, bu küçük hayvanlardan birçok bireyi barındırabilir.

Sınıflama: Tardigradların sınıflaması, gerek sistematikteki konumu; gerek öbek içindeki türlerin dağılımı bakımından tartışmalıdır. Normal olarak tardigradlar (yaklaşık 350 türü tanımlanmıştır) üç takımda toplanırlar: Heterotardigrada; Eutardigrada; Mesotprdigrada.

Heterotardigrada takımı, hem denizde yaşayan türleri, hem de tatlı sularda yaşayan türleri içerir. Batillipes ve Stygarctus cinslerinin bireyleri kum tanecikleri arasında, buna karşılık Tetrakentron cinsi bireyleri deniz hıyarlarının dokunaçları arasında yaşarlar. Takımın başlıca cinsleri arasında, sırtı zırhlı bireylerden oluşan Echiniscus, üç tür içeren Oreella, tek türü olan Parechiniscus, otuz kadar türü bulunan Pseudechiniscus sayılabilir.

Eutardigrada takımı üyeleri, iç organlarındaki bazı özellikleriyle Heterotardigrada takımı üyelerinden ayrılırlar. Biri dışında tümü, kara bitkileri ya da tatlı su bitkileri üstünde yaşarlar. Macrobiotus, Hypsibius, Minnesium ve Haplomacrobiotus, takımın en önemli cinsleridir. Macrobiotus hufelandi türünün uzunluğu 1 milimetreyi bulabilir. Haplomacrobiotus cinsinin tek türü Haplomacrobiotus hermosillensis bir tek kez, Meksika’da bir kayada bulunan bir liken üstünde görülmüştür. Minnesium tardigradum, kafasında duyu kabarcıkları bulunan yırtıcı bir hayvandır.

Mesotardigrada takımının bilinen bir tek türü vardır: Japonya’da kükürtlü bir sıcak su kaynağı çevresindeki suyosununda. yaşayan Thermozodium esakii. Tardigradların yayılma alanı çok geniştir. Bunun nedeni, boyutlarının çok küçük olması, özellikle de, uzun süreler boyunca bir çeşit mumya gibi, kurumuş halde yaşayabilmeleridir. Tardigradlar çok küçük hayvanlar oldukları için, hava akımlarıyla bulundukları yaşama çevresinden ayrılarak çok uzaklara taşınabilirler; bu tür olaylar daha çok tatlı sularda yaşayan tardigradların başına gelir.

Tardigradların hareketsizlik evresine girerek kuraklığa ve elverişsiz koşullara dayanabilmeleri, yayılma alanlarının sürekli genişlemesine yol açmaktadır. Hareketsizlik evresine girme yeteneği, özellikle yosunlar ve likenler üstünde yaşayan, bu nedenle de kolaylıkla kuruyan türlerde görülür. Direnme evresine (başka bir deyişle hareketsizlik evresine) giren bir tardigrad, olaylar onu elverişli bir yaşama çevresine götürünceye kadar, yaklaşık on yıl dayanabilir.

Hareketsiz yaşama evresi boyunca (yaşamları boyunca birçok kez bu evreye girebilirler);bu küçük hayvanlar, çok yüksek (90°C’ın üstünde) ya da çok düşük sıcaklıklara karşı akıl almaz bir direnç gösterirler: Sözgelimi sekiz saat güneşte kaldıktan sonra, sıvı helyum içinde 272°C’ta yaşayabildikleri sanılır; aynı biçimde, alkol içinde, aşırı havasız yerlerde, vb ‘de de yaşayabilirler.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!